Sendikamız binası önünde toplanan 100'e yakın üye ve üye yakınlarıyla birlikte kortej halinde sloganlarımızı atarak Niğde Cumhuriyet Meydanı'nda meşaleli basın açıklaması yaptık. Basın açıklaması sırasında sık sık “Her yer tekel hepimiz direnişçiyiz” “Susma haykır direniş haktır” “ Kahrolsun ücretli kölelik düzeni” “Tekel işçisi direnişin simgesi” sloganları atarak Tekel direnişine desteğimizi birkez daha ifade ettik. Basın açıklamasının ardından Cumartesi günü bu meydanda 2 saatlik oturma eylemi yapacağımızı belirtip, Niğde' de örgütlü tüm sendikaları oturma eylemine davet ettik.
Etinliğin bitiminde sendikamız toplantı salonuna geçerek Şubat ayı işyeri temsilciler toplantımızı yaparak gündemdeki konular üzerinde görüş alış verişinde bulunduk. Cumartesi günü yapılacak oturma eyleminin planlaması yapılarak toplantımızı bitirdik.
Başkan Göksel rıza Özkan! ın okuduğu basın metni:
Bu akşam bir kez daha ülkenin sokaklarını, alanlarını meşalelerimizle aydınlatıyoruz. Çünkü bu ülkenin bu aydınlanmaya ihtiyacı var. Burada bir kez daha emekçilerin, halkın taleplerini yüksek sesle dile getiriyoruz, çünkü bu ülke gerçek bir demokrasiye, barışa ve adalete ancak örgütlü toplumun sesinin yükselmesi ile ulaşabilir.
Bugün acı haberimiz var. TEKEL direnişçilerinden sınıf kardeşimiz Hamdullah UYSAL arkadaşımız geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Hepimizin başı sağ olsun.Yakınlarına sabırlar diliyoruz.Buradan 70 günü aşan süredir haklı direnişlerini sürdüren TEKEL işçilerine sesleniyoruz: Mücadeleniz mücadelemizdir, çığlığınız çığlığımızdır. Sizler bugüne kadar sergilediğiniz kararlılıkla, gösterdiğiniz dirençle yıllardır bastırılmaya çalışılan umudumuz oldunuz. Bir avuç özelleştirmeci, rantiye ve sömürgen dışında bütün toplumun sevgisini, saygısını bu yüzden kazandınız.
Bu ülke yıllardır bir yağmaya tabi tutuluyor. Yoksul halkın alın teri pahasına kazanılmış değerler özelleştirme adı altında yağmalanıyor. Siyasal iktidara buradan soruyoruz: Peki bu kadar özelleştirme yaptınız ülkenin dış borcu azaldı mı? Yüzlerce fabrikayı, işletmeyi, limanı, enerji dağıtımını özelleştirdiniz, peki bu ülkenin okul ihtiyacını, hastane ihtiyacını azaltabildiniz mi? Çocuk ölümleri oranını geri mi çektiniz elde ettiğiniz gelirlerle? Gelir dağılımını düzeltebildiniz mi? Emekçilerin % 60’nı açlık sınırından % 90’ını yoksulluk sınırından kurtarabildiniz mi?
Hayır! Özelleştirme gelirleriyle bütçe açığı kapattınız, dış borç faizi ödediniz; ülkeyi daha da yoksullaştırdınız. Özelleştirme nedeniyle insanları aşından işinden ettiniz. Yıllardır emekçilerin hak mücadelesine sırtını çeviriyorsunuz. Yetmiyor emekçilerin mevcut, kazanılmış haklarına elinizi uzatıyorsunuz. Kuralsız çalıştırmayı bir kural haline getirmek istiyorsunuz. 4/B ile 4/C ile insanları güvencesiz hale getirmek istiyorsunuz. Taşeronlaştırmayla emekçilerin gelirlerini tırpanlamayı matâh sanıyorsunuz.
En temel, en meşru hakları için size direnen, karşı çıkan TEKEL işçilerinin taleplerine karşılık 4/C uygulamasında inad ediyorsunuz.Ancak biz emekçiler yine hep birlikteyiz. Bu oyunu bozmak, bu ülkeyi ucuz emek cenneti olmaktan çıkarmak için yine alanlardayız. Herkese iş güvencesi istiyoruz. Herkese insanca yaşanacak bir ücret istiyoruz. Eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesini istiyoruz.
Bu ülkeyi emekçilerin güvencesiz işlerde ömür tükettiği, işsizliğin sokaklarda hüküm sürdüğü, çalışan yoksullar ülkesi yapmanıza izin vermeyeceğiz. Emekçilerin ortak mücadelesiyle emeğin en önemli değer olduğu, barışın, demokrasinin ve adaletin hüküm sürdüğü bir ülkeyi birlikte yaratacağız.Yaşasın TEKEL Direnişi, Yaşasın Mücadelemiz!